Kendi ailesi söz konusu olduğunda "aile her şeydir", kız tarafı olunca "gerilim" yaratan seçici ailecilik
Türk ilişki ve evlilik tarihinin en kadim paradokslarından biridir "Seçici Ailecilik". Kendi sülalesinin her türlü organizasyonunu kutsal bir görev sayan eşiniz, sizin aileniz söz konusu olunca aniden kronik yorgunluk sendromuna yakalanır.
1. Anne Tarafına "Uçarak Gidiş", Kız Tarafına "Bürokratik Engel"
Kendi annesi "Oğlum pazar günü mantı yapıyorum" dediğinde sabah saat 08:30'da kalkıp arabanın anahtarını çeviren kişi; "Annemler akşam çaya çağırdı" dediğinizde derin bir iç çeker. "Yine mi ya? Daha geçen ay gitmiştik, bu hafta sonunu da kendimize ayıramayacak mıyız?" sorusu hemen masaya konur.
2. Kayınpeder Koltuğunda "Telefon Hipnozu"
Zorla da olsa kız tarafına gidildiğinde sergilenen beden dili bir sanat eseridir. Koltuğun en köşesine oturulur, telefon ele alınır ve sanki New York borsasında anlık hisse yönetiyormuş gibi ciddiyetle ekrana bakılır. Kayınpeder "Ligde durumlar nasıl evlat?" diye sorduğunda sadece "Hayırlısı be amca" denilerek konu kapatılır.
Nasıl Dengelenir?
Aile diplomasisinde eşitlik esastır. Kendi ailesine ayrılan saat ile sizin ailenize ayrılan saat kronometreyle tutulmalı, itiraz gelirse resmi "Ziyaret Bilançosu" önüne konulmalıdır.
10 Saniyede İçgüveyi Skoru Al!
Cüzdanının ve pazar sabahı korniş mesainin durumunu gör, WhatsApp'ta paylaşabileceğin resmi karneni hemen üret.